TurmarinTurmarin
  • HAKKIMIZDA
  • DUFOUR
    • DUFOUR 32
    • DUFOUR 56
    • DUFOUR 61
    • DUFOUR 360
    • DUFOUR 390
    • DUFOUR 412
    • DUFOUR 430
    • DUFOUR 470
    • DUFOUR 530
  • FOUNTAINE PAJOT
    • YELKENLİ KATAMARANLAR
      • ISLA 40
      • ASTREA 42
      • ELBA 45
      • TANNA 47
      • SAMANA 59
      • ALEGRIA 67
    • MOTORYAT KATAMARANLAR
      • MY4.S
      • MY5
      • MY6
      • POWER 67
  • 2.EL
  • KİRALAMA
  • TEKNİK
  • BLOG
  • İLETİŞİM
  • HAKKIMIZDA
  • DUFOUR
    • DUFOUR 32
    • DUFOUR 56
    • DUFOUR 61
    • DUFOUR 360
    • DUFOUR 390
    • DUFOUR 412
    • DUFOUR 430
    • DUFOUR 470
    • DUFOUR 530
  • FOUNTAINE PAJOT
    • YELKENLİ KATAMARANLAR
      • ISLA 40
      • ASTREA 42
      • ELBA 45
      • TANNA 47
      • SAMANA 59
      • ALEGRIA 67
    • MOTORYAT KATAMARANLAR
      • MY4.S
      • MY5
      • MY6
      • POWER 67
  • 2.EL
  • KİRALAMA
  • TEKNİK
  • BLOG
  • İLETİŞİM

Deniz İçin Son Çağrı! Son Gün 15 Mart!

admin2021-08-31T13:08:14+03:00
Maviyle buluşmak isteyen deniz tutkularını ve büyükten küçüğe binlerce deniz aracıyla buluşturan CNR Avrasya Boat Show geçtiğimiz günlerde sona erdi. Fakat kampanya bitmedi! Gerek performansları, gerek tasarımlarıyla öne çıkan tam altı model, en özel fiyatlar ve Turmarin güvencesiyle sahiplerini bekliyor. Tam donanımlı güvertesi ve en ince ayrıntısına kadar düşünülerek tasarlanan Dufour’un yıllara dayanan tecrübesinin ürünü Dufour 530 Grand Large 320.500 €’dan; mükemmel seyir alanları, rafine tasarımı ve dinamik çizgileriyle Dufour 56 Exclusive 389,600 €’dan; hayallerin ötesinde bir deneyim sunarak ayrıcalıklı bir keyif vadeden Dufour 360 Grand Large €’dan; farklı fonksiyon ve entegrasyonları, modern tarzdaki işlevsel mobilyalarıyla Dufour 430 Grand Large 201,300 €’dan; olağanüstü konforu ve ev sıcaklığıyla mimari bir başyapıt olan Dufour 460 Grand Large 230,000 €’dan; baştan çıkaran görüntüsü ve sofistike tasarımıyla Dufour 412 Grand Large 176,700 €’dan satışta! Son gün 15 Mart!   Detaylı bilgi için info@turmarin.com.tr
Daha fazla oku...

CNR Avrasya Boat Show’da Tur Marin Rüzgarı

admin2021-08-31T13:06:37+03:00

Pozitif Fuarcılık tarafından DENTUR iş birliği ve KOSGEB desteğiyle, Türk Hava Yolları'nın ana sponsorluğu tarafından organize edilen, 250’nin firmanın aynı çatı altında buluştuğu 15. Uluslararası Deniz Araçları Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı - CNR Avrasya Boat Show geçtiğimiz günlerde deniz tutkunlarıyla buluştu. Binlerce marka ve ürünün sergilendiğini 85 bin metrekarelik CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde lüks yatlardan teknelere, motor ve yelkenlilerden büyük küçük birçok deniz aracı, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Türk denizciliğinin gelişimi ve tanıtımında büyük rol oynayarak dünya denizcilik sektörünün en büyük iki fuarından biri olarak görülen CNR Avrasya Boat Show’da Tur Marin; Dufour Yachts ve Fountaine Pajot Catamarans markalarıyla yer alarak, Dufour 412 Grand Large, Dufour 430 Grand Large, Dufour 460 Grand Large, Fountaine Pajot MY 44 modellerini görücüye çıkardı.

Boot Düsseldorf’ta dünya lansmanı yapılan ve büyük beğeni toplayan Dufour 530 Grand Large’ın meraklıları da Tur Marin stantlarında yerini aldı. 2020 yazı için yeni bir tekne almak isteyen ya da model yükseltmek isteyenler Dufour 530 Grand Large’ın kusursuz hatlarına kendi gözleriyle tanıklık etmek isteyenler, 360’ turun tadını çıkardı.

Dufour 530 Grand Large’ı keşfetmek için tıklayın.

 

Fountaine Pajot MY 44

Daniel Andrieu’nun gövde planlarına, ünlü İtalyan mimar Pierangelo Andreai tasarımlarına göre hazırlanan Fountaine Pajot MY 44, kusursuz bir yat deneyimi arayanlar için şık, zarif ve ferah yaşam alanlarını bir arada sunuyor. 14 metrelik genişliği, 13,40 metrelik gövde boyu ve 6,60 metre genişliğiyle lüks ve konforu bir arada yaşamayı vadediyor.

Fountaine Pajot MY 44’ü keşfetmek için tıklayın.

 

Dufour 412 Grand Large

Baştan çıkaran tasarımıyla Dufour 412 Grand Large, sofistike zevkleri olan deniz tutkunları için ideal bir tekne. Konforu sonuna kadar yaşayabileceğiniz seyir alanları, ince düşünülmüş detayları ve mükemmel donanımıyla istisnai bir yatın tüm özelliklerine sahip Dufour 412, şık tasarımıyla da göz kamaştırıyor.

Dufour 412 Grand Large’ı keşfetmek için tıklayın.

Dufour 430 Grand Large

Umberto Felci'nin Dufour Exclusive serisinden esinlenerek tasarladığı Dufour 430 Grand Large, modern çizgileri, görkemli gövdesi ve güverte tasarımıyla öne çıkıyor. Kullanışlı iç mekan düzeni, geniş kabinleri, iç dizaynı ve işlevsel mobilyalarıyla hayranlık uyandırıyor.

Dufour 430 Grand Large’ı keşfetmek için tıklayın.

 

Dufour 460 Grand Large

Mimar Umberto Felci ve Dufour Yachts arasındaki yoğun iş birliğinin sonucu olan Dufour 460 Grand Large, üç veya dört kabinli modelleriyle yelken meraklılarının ilk tercihleri arasında yer alıyor. Sıra dışı performansı, benzersiz konforu ve standart üstü tasarımıyla olağanüstü bir seyir teknesi olarak mükemmel bir deneyim sunuyor.

Dufour 460 Grand Large’ı keşfetmek için tıklayın.

 

 

Daha fazla oku...

Kusursuz Tasarım, Yüksek Performans: Dufour 530 Grand Large

admin2021-08-31T12:46:30+03:00
Yüksek performans, ince detaylar ve tam donanımlı bir tasarım! Grand Large serisinin en iyi özelliklerini hız ve kullanım kolaylığıyla birleştiren Dufour 530, lüksü ve heyecanı bir arada yaşamak isteyenlere özel, klasik stiliyle mavi sulara imzasını atmaya hazırlanıyor. Açık, güvenli ve tam tesisatlı güvertesiyle serisinin en hızlı ve kullanışlı modeli olma özelliği taşıyan Dufour 530 Grand Large hem iç hem de dış tasarımıyla öne çıkıyor. Üç farklı konsepti, tamamen yeni özelliklere sahip kokpiti ve estetik detayları ile ferah ve zarif bir yolcuğa çıkmaya davet ediyor. Boot Düsseldorf’ta dünya lansmanı yapılan Dufour 530 Grand Large herkesten tam not aldı. 2020 yazı için yeni bir tekne almak isteyen ya da model yükseltmek isteyenleri ise Dufour 530 Grand Large’ı deneyimleme heyecanı sardı. Meraklıları için Duforu 530 Grand Large 360’ turu yayında. Siz de 530 Grand Large’ın kusursuz hatlarına kendi gözlerinizle tanıklık etmek için tıklayın.   Farklı İhtiyaçlara Uygun 3 Ayrı Model Dufour 530 Grand Large’nin “Easy” modeli, mükemmel bir şekilde basite indirgenmiş düzeniyle yelkenciliğe yeni başlayan ya da pek fazla macera aramayan denizciler için ideal bir seçimdir. “Ocean” modeli ise geleneksel bir güverte arayan ve biraz daha ince ayar yapmak isteyenler için tasarlanmıştır. Hep daha fazlasını isteyenler için bir seçenek daha mevcuttur. Dufour 530’un “Performance” versiyonu, hız tutkusunu yenemeyen rekabetçi tekne tutkunları için biçilmez bir kaftan olur. Ekstra performansı güvenli bir şekilde sunan bu model, deneyimlerinizi en üst seviyeye çıkarmayı vadediyor. Farklı ihtiyaçlara göre tasarlanmış Dufour 530 Grand Large serisi, tanıdık özelliklerini kusursuz tasarımla buluşturarak etkileyici bir performans ortaya kokuyor. 16,35 metrelik uzunluğu, 15,50 metrelik gövde boyu ve 4,99 metrelik genişliği ile ferah yaşam alanlarında konforlu bir konaklama olanağı sunuyor. Dufour 530, saf performansı, modern detayları ve şık tasarımıyla kalite ve gücü bir arada sunarak deniz tutkunlarına şimdiye kadar yaşamadıkları özel bir deneyim sunmayı hedefliyor. Dufour 530 Grand Large’i daha yakından incelemek için tıklayın.   21 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında katıldığımız CNR Avrasya Boat Show’da sergilenen modellerimiz ile ilgili yazımızı okumak için tıklayın.    
Daha fazla oku...

Yeni Başlayanlar için Yelkenli Rehberi

admin2021-02-15T18:11:13+03:00
  Her yeni fikre alışma sürecinde bir “nereden başlamalı” kısmı olur. Yelkenlilere yeni başlayanlar ve yeni yelkenli alacaklar için küçük rehberimiz sizlerle, daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz. TEKNE SEÇİMİ: Yeni başlayanlar için küçük tekneler idealdir. Tabii bu küçük teknede kaç kişi olunacağı da önemli. 8 metre ve üzerindeki yelkenliler gün aşırı seyir için kullanılır, 8 metre altındaki tekneler ise günübirlik kullanım için önerilir. 6 ile 12 metre arasında boya sahip tekneler yeni başlayanlar için uygundur. Çünkü küçük teknelerin ilk alış, bakım ve bağlama maliyeti düşüktür. Ayrıca kontrolü daha kolay olduğu için alışma süreci de daha kolay olacaktır. Alışma süreci bitince bir üst modele rahatlıkla geçebilirsiniz. EĞİTİM: Nasıl bir sürücü kursuna gidilmeden araba kullanmak tehlikeliyse, yelkenli eğitimi almak da o kadar önemli. Eğitim sırasında pratik yapma, güvenli ortamda sürüş denemesi suya inmeden önce tecrübe edilmeli. Bunun için yelken okulları, yelken kulüpleri uygun yerler olabilir. Özellikle yelken okulları; yelkenle seyahat, seyirde bilinmesi gerekenler, yeni rotalar gibi çeşitli alanlarda fayda sağlarlar. Deniz yaşamına ve yelkenlilere yeni bakış açıları kazanmanızda da yardımcı olurlar. YEREL YELKENLİ KULÜBE KATILIN: Yerel yelkenli kulüp ile birlikte yeni bir çevre edinmenizi ve tekne camiasına katılmanızı sağlar. Kulüplerdeki deneyimli kişiler size tecrübelerini aktarabilir, aklınızdaki soru işaretlerini ortadan kaldırabilir. TEKNEYİ KONTROL ETTİRİN: Özellikle ikinci el tekne alacakların başta motor olmak üzere her yerini kontrol ettirmesi gerekiyor. Çünkü çoğu zaman iyi süslenmiş bir teknenin altından eksik teknik donanımlar çıkabiliyor. Bunun için de bir uzman eşliğinde kontrol sağlanmalıdır. Uzman teknenin kondisyonunu, çalışma durumu kontrol edecek ve bir deneme seyri yapacaktır. Motorun kontrolü de kıçtan takma mı yoksa gövdeye entegre mi olduğu incelenmeli. Motorun yağ sızdırıp sızdırmadığına bakılmalı daha sonra elektrik tesisatı gözden geçirilmeli. Teknelerde en sık yaşanan sorun elektrik tesisatı kaynaklı oluyor. En önemlisi güvenlik muayenesi de kontrol ettirilmeli. Eğer ikinci el teknenizi Tur Marin aracılığıyla alacaksanız, sizin için en doğru tekneyi en güvenilir yoldan seçmenize yardımcı olabiliriz. BAKIM: Yelkenlileri her sene yıkattırmalı ve bakımını, gerekli yerlerde tamirini yaptırılmalısınız. Yelkenlerin yırtık olup olmamasına, yelkenlerinin rengine dikkat edilmeli. Sarı veya siyah renkler 2. El eski bir yelkenlide karşılaşması muhtemel sorunlardan biridir.
Daha fazla oku...
yelken yarışları olimpiyatı

Yelken Yarışlarının Olimpiyatı: Vendée Globe

admin2021-08-31T12:39:39+03:00
İnsanın doğayla mücadelesinin temsili olan solo yelkenli yarışında tek kişilik mürettebatlı teknelerle dünya turu yapılıyor. İlk yarışma 1989 – 1990 yılında ikincisi de 1992 – 1993 yıllında yapılmış. Bu tarihlerden sonra yarışlar dört yılda bir düzenlenmeye başlanmış ve “Yelken Olimpiyatı” olarak anılmış. Katılan yarışmacılar dünyayı dolaşıyorlar. Tek başlarına! Üstelik tek zorluk bu değil; karaya çıkmak, limanda mola vermek ve başka teknelerden yardım almak kesinlikle yasak. Okyanusta tek başlarına her türlü fırtınayı, zorluğu sağ salim atlatmaları asıl mesele... Bu yarışmaya katılmak hem fiziksel hem de psikolojik donanıma sahip olmayı gerektiriyor. Dünyada bunu yapacak yelkenci bulmak ise pek kolay değil. Fransızların solo yelken yarışlarına daha fazla ilgi gösterdiği zaten biliniyor. Hatta solo yelken yarış tarihine ismini kazımış iki Fransız sporcu vardır. Bernard Motiessier ve Eric Tabarly. Motiessier hem sporcu hem de çok sevilen bir yazardır. Tabarly ise teknik konularda solo denizciliğe birçok yenilik getirmiş bir sporcudur. Fransızlar dışında yarışmalara İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerden de sporcular katılır. Yarışma Güzergahı Dünya turu görünümlü yarışma, Fransa’da Les Sables D'olonne adında, Atlantik Okyanusu üzerinde bir sahil kasabasından başlıyor. Yarışmacılar rotalarına güneyde Kanarya Adaları’ndan devam ediyor. Devamında Ümit Burnu’ndan geçerek güney okyanusuna iniyorlar. 45 km uzunluğundaki Heard Adası’nın kuzeyinden, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın güneyinden geçmek şartıyla, Antarktika'nın çevresini dönüp, Güney Amerika’nın en güney uç noktası kabul edilen Cape Horn'a gedikten sonra rota başladıkları noktada son buluyor. Atlantik Okyanus’unda var olan akıntılar ve rüzgarlar sayesinde yolculuk diğer okyanuslara göre daha kolaydır. Yolculuk sırasında önemli olan gemi trafiğine dikkat etmektir. Yarışın en zor kısmı; 40 derece güney enlemi ile 50 derece kuzey enlemleri arasında bulunan Kükreyen Kırklar adı verilen bölge geçer. Aşırı şiddetli rüzgarlar görüldüğü için buraya “Kükreyen Kırklar” adı veriliyor. Yarışın rekoru 78 gün ile Fransız yelkenci François Gabart’da bulunuyor. Bu dönemki yarış öylesine zorlu ki can kaybı da dahil olmak üzere bir sürü sarsıcı olay yaşanıyor. Özellikle 1996 – 97 yılı yarışlarını konu edinen “Tanrı’nın Terk Ettiği Deniz” (Godforsaken Sea) isimli bir kitap bile bulunuyor. Vendée Globe 2008 – 2009’da start alan tekne sayısı 30 iken bitiren tekne sayısı 11 oldu. Bu nedenle yarışmacılar, karşılaşılacak durumlarla başa çıkabileceklerini göstermek adına, yarışa katıldıkları tekneyle birlikte önceki açık deniz deneyimlerini yarış komitesine sunmak zorundalar. 2016 -2017 yarışları 6 Kasım günü start aldı. Fransız Armel Le Cleac’h rekor kırarak birinci bitirdi. Fransız sporcu, bitiş çizgisine 74 gün 3 saat 35 dakika sonra ulaştı. 2009 ve 2013 yıllarında bu yarışı ikinci bitiren tecrübeli yelkenci, zafere ulaşan 9’uncu Fransız olarak tarihe geçti. 2013’te kırılan rekoru 4 gün daha geliştirmeyi başardı. Yarışmacı ailesini 2.5 ay sonra tekrar gördü.
Daha fazla oku...

Yepyeni Bir Yuva: Teknede Yaşam!

admin2021-08-31T12:31:41+03:00
Şehir hayatından sıkılıp memleketine dönen, köye yerleşen, çiftçiliğe başlayanların hikayeleri günlük yaşamda sıkça anlatılmaya başlandı. Ancak, şehir hayatından kaçan insanların sığınacakları yepyeni bir yuva hikayesi daha var; teknede yaşam! Deniz tutkusu olanlar evini karada değil de suyun üzerinde kurup, yaz veya kış demeden teknede yaşıyorlar. Bazıları ise kışı evlerinde; yazı teknelerinde geçiriyor. Tekneye taşınmanın temelinde evlerini gittikleri yere götürme düşüncesi yatıyor. Doğanın içinde bir eve sahip olmak ise tekne de yaşamak isteyenleri cezbeden bir diğer fikir. Teknede yaşamayı seçmek, sadece denizi sevmekle verilecek bir karar tabii ki değil. Teknede yaşamak için denizi tanıyıp, kurallarını iyi bilmek gerekir. Denizde yaşıyor olmanın dezavantajları da vardır. Teknede yaşayanlardan biri olan Güneş Özensoy bu konuda; teknenin istif yapmaya şans vermeyişinden söz eder. Çoğu zaman teknenin eşyaları da dahil olmak üzere çeşit çeşit malzeme biriktirmek mümkün değildir. Ünlü oyuncu Yeşim Büber de evini denize taşıyanlardan. Uzun yıllar ailesiyle birlikte teknede yaşayıp, hamileliğini bile teknede geçirmiştir. 2015 yılında verdiği bir röportajda tekne hayatını ve iki çocukla teknede yaşamayı anlatmış: “Ne zamandır ve neden teknede yaşıyorsunuz?” sorusuna şöyle cevap vermiş : “Hep hayalimizdi teknede yaşamak, yolda olmak. Bu, bir şekilde bize dayatılan biçim ve sınırlara nanik yapmak belki de. Evi kapatıp tekneye taşınalı sekiz yıl oldu. İstediğim an demirimi alıp gidebilme imkanı gerçek bir özgürlük benim için. Ve her yerde yolcu hissetmek mekan ve zaman algımı çok değiştirdi. Zorunluluktan uzak, sahici bir seçim her an ve her yer. Bu duyguyu çok seviyorum.” Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de 109 marina denizcilere hizmet veriyor. Bunların bağlama kapasiteleri ise 15 bin. Tekneleri marinalarda bağlı denizcilerin yüzde 15’i yılın en az 6 ayını teknelerinde geçiriyor. Diğer tekne sahipleri ise genellikle hafta sonları denize açılıyor. Teknede yaşamak dünyada da çok yaygın. Başta New York olmak üzere birçok marinada boş yer bulmak artık imkansız. Deniz hayatına geçmek için gerekli şeylerden ilki tabii ki tekne. İkincisi ise bir marina. İnsanlar marina ile çoğunlukla yıllık olarak anlaşma yaparlar. Marinaya ödenen paraya her şey dahil olur. Elektirik, su, ısıtma, internet gibi hizmetler bu anlaşmanın içindedir. Marinada olmanın çeşitli artılarından biri de güvenlik olur. Tekneler ve teknede yaşayanlar 7/24 güvenli bölgede rahatça yaşayabilir. Teknede yaşamın görüldüğü üzere normal bir ev yaşantısından bir farkı yoktur. Tek farkın gezmek için yola çıkarken evlerin taşınması konusudur.
Daha fazla oku...

Karadeniz’de Uluslararası Yat Rallisi

admin2021-08-31T12:11:41+03:00
Yat gezisi ya da yat yarışı denilince akla en son Karadeniz geliyor. Oysa, bu önyargıyı kırmak için 1997’de atılan bir adım var; KAYRA, yani Karadeniz Yat Rallisi. 1996 yılında Ataköy Marina Yat Club’ta başlayan organizasyonun asıl amacı Karadeniz’in sularına karşı önyargıyı kırmak ve yat turizmi için kullanılabileceğini göstermekti. 1997’de KAYRA faaliyete başladı. Bu bir yelken yarışı olmadığı için motoryatların da katılması mümkündü. İlk yarışta 10 farklı ülkeden 30 teknenin katıldığı ralli, İstanbul’dan başlayıp 2 ay sürerdi. Turun Samsun ayağında ise Samsun Yelken Kulübü vardır. Takvimler 1998 – 99 yıllarını gösterdiğinde daha profesyonel turlar gerçekleşir. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'de bu etkinliklere destek verir. Ralliye katılan misafir ülkelerin arasında Ukrayna ve Bulgaristan da vardır. Sporcular İstanbul’da başladıkları yolculuklarına, Tuna Nehri’ne uğrayarak devam ederler. Rotaya Tuna Nehri’nin eklenmesinin sebebi de yatçılar için alternatif ve yeni güzergahlara olan teşviktir. Böylece, Kuzey Avrupa ülkeleri, Karadeniz’e gelmek için okyanus aşmak zorunda kalmayacaktır. Karadeniz Yat Rallisi görüldüğü gibi sadece denizcilik ile ilgili değildir. Türkiye’nin yurtdışına tanıtılması ve başka kültürlerle tanışması açısından göz ardı edilemeyecek etkiye sahiptir. Verilen kısa süreli aralardan sonra, 2004 yılında, yeni misafir ülkeler ile birlikte 54 teknenin katılımıyla turlar düzenlenir. İstanbul çıkışlı ralliler Karadeniz kıyılarını takiben; Gürcistan, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan’ın da dahil olduğu 33 liman dolaşır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da desteği ile misafirler, Samsun’da 5 günlük mola süresini Türkiye’yi gezerek değerlendirir. Samsun’dan Ankara’ya getirilen sporcular Türkiye’nin tarihi ve turistik bölgelerini gezerler. Mola bitince tekrar Samsun’dan denize açılırlar. Günümüzde bu ralli Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği tarafından yürütülmektedir. Misafirler mola verdikleri rotalarda Türkiye’nin doğal güzelliklerini görmeleri için çeşitli gezintilere çıkartılır.
Daha fazla oku...

İstanbul’da Düzenlenen Yat Yarışları

admin2021-09-01T12:32:05+03:00
Türkiye’de yat yarışları İstanbul, Çeşme, Bodrum, Marmaris ve Göcek ‘de Türkiye Yelken Federasyonu’na bağlı olarak dört mevsim düzenlenmektedir. Takvime federasyonun sitesinden ulaşmak mümkündür. İstanbul’daki başlıca yat yarışları; Çanakkale Zaferi Kupası: İstanbul Yelken Kulübü ve Deniz Harp Okulu işbirliği ile gerçekleştirilir. Fenerbahçe’den start alan yarış, Tuzla’da Deniz Harp Okulu’nda son bulur. Yarışlar iki gün sürer. İlk günün gecesi Harp Okulu’nda davet düzenlenir. Ertesi gün yarış Tuzla’dan başlar ve Fenerbahçe’de son bulur. TEB Özel Bankacılık – TAYK Fahir Çelikbaş Kupası: Yarış, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü ile TEB işbirliğinde düzenleniyor. Fahir Çelikbaş TAYK kurucularından biri. Yarışma onun adını taşıyor. Seri yarışta sosis rota uygulanıyor. Fenerbahçe ve Ataköy açıklarında kurulan parkurda günde 2 veya 3 yarış gerçekleştiriliyor. Marın Turk Istanbul City Port Kupası: Marinturk sponsorluğunda, Pendik Yelken Kulübü’nün düzenlediği yarış, Pendik Marina’da start alıp 2 gün sürüyor. Program coğrafi adalı rotalar arasında ve sosis rotalı şamandıra yarışlarından oluşuyor. Atatürk Moda’da:  Etkinlik, 2 Ağustos 1936’da ilk kez düzenlenen yarışa Atatürk’ün start vermesi geleneğini yaşatıyor. Bu yarışta 3 farklı sınıf rekabet ediyor. Deniz Kızı Ulusal Kadın Yelken Kupası Yarışı: İstanbul Yelken Kulübü’nün düzenlediği yarış 2 gün sürüyor. Ve Fenerbahçe – Adalar – Caddebostan rotasında gerçekleşiyor. Türkiye’nin ilk kurumsal ve bireysel kadın takımlarının yarıştığı yelken organizasyonu olma özelliği taşıyor. Geleneksel Deniz Kuvvetleri Kupası Açık Deniz Yat Yarışları: Yarış, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Türkiye Açık Deniz Yarış Kulübü (TAYK) koordinatörlüğünde gerçekleşiyor. Türkiye’nin en büyük ve uzun soluklu offshore yarışında, İstanbul’dan start alan yarışmacılar İzmir’e yelken açıyorlar. Rota da her sene farklılık gösteriliyor. Deniz Ticaret Odası Kupası: Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü ve Deniz Ticaret Odası işbirliği ile düzenleniyor. Yazın Ataköy-Yeşilköy-Adalar rotasında gerçekleşiyor. AÇIK DENİZ YAT YARIŞLARI Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü  - Boğaziçi Kupası: TAYK’ın düzenlediği yarış Kuruçeşme’den start alıp Beykoz – Çırağan hattını izleyip Kuruçeşme’de bitiyor. Donanma Kupası: 1982 yılından itibaren düzenlenen yarış Gölcük’ten başlayıp Kalamış’ta sona eriyor.
Daha fazla oku...

Alanının En İddialısı: Fountain Pajot Lucia 40

admin2021-09-01T12:36:17+03:00
Fountaine Pajot'un 40. Yılı için Haziran 2015’te özel olarak hazırlandı. Kendisi yelkenli yatlar içindeki en küçük katamaran olma özelliği taşıyor. Dar koylar ve sığ limanlar Lucia 40 ile artık daha keyifli. “Denizin harika sanatçısı” Çağdaş görüntüsünün yanında 95 metrekareye yayılan rüzgar yelkenleriyle denizde adeta bir sanatçıya dönüşüyor. Bu değer 40 ayaklık sınıfında ortalamanın üzerinde yer alıyor. Alçak ağırlık merkezi de bütün hava koşullarında etkileyici bir performansa sahip olduğu anlamına geliyor. Dümene giden bütün hatlar, kaptanın yelkenleri kolayca yönetmesine izin verirken güverte seviyesindeki iyi düşünülmüş konumu mükemmel görünürlük sunuyor ve teknenin kullanımını kolaylaştırıyor. En zor koşullarda bile güvenli yol sürüşe imkan tanıyor. Deneyim Daha Keyifli Zarif silueti, geniş cam yüzeyleri, modern görünüşü Berret-Racoupeau Yacht Design tarafından tasarlanmış. 12 metrekarelik kokpit geniş ve güzelce düzenlenmiş. 40 metrekarelik yelkenliler arasında Lucia 40 dışında hiçbirinde bu kadar büyük salon görülmüyor. Size de eşsiz pencere tasarımını sayesinde gökyüzünden süzülen gün ışığıyla konforun tadını çıkartmak kalıyor. Aile İçin Tasarlandı Lucia 40’ın geniş yaşam alanları kendi sınıfında sık rastlanan özellikler arasında değil. Bu da Lucia 40’ı benzersiz kılıyor. Fountaine Pajot Helia 44 ve Saba 50’den ilham alarak tasarlanan yeni katamaran, hem ticari hem de özel müşterilere hitap ediyor. Zamansız zarifliği ve şık görünümü ailelerin deniz tatillerine eşlik edecek. Büyük kabin ve kokpiti, ekstra dinlenme alanları, isteğe bağlı olarak ön güvertede lounge alanı ile  salondaki 8 kişilik yemek masası kalabalık tatiller için ideal nitelikler arasında bulunuyor. Maestro versiyonunda ek olarak dört banyo dışında ortak banyo da olması alanında tek olmasını kanıtlıyor. Sahip olduğu mükemmel havalandırması ve ev sahibi süitinin alışılmış ölçülerden geniş olması Lucia 40’ı,  Pajot’un pazardaki en iddialı katamaranlarından biri yapıyor. Güvendesiniz Lucia 40’da güvenliğiniz için; bom yüksekliği, flybridge erişimi, Salon, ön camlar ve kokpit arasındaki kesintisiz iletişim ve daha birçok detay düşünüldü. Eğlencenin Tadını Çıkarın Fountaine Pajot Lucia 40’ı tasarlarken eğlenceyi ön planda tuttu. Katamaran geniş yaşam alanları ve boşluk bırakmadan takılan trambolin ile kalabalık ailelerin konfor ve lüksü bir arada yaşayacağı tatiller vadediyor.
Daha fazla oku...

Akdeniz’de Yat Rotaları

admin2021-09-01T12:27:12+03:00
Türkiye’nin coğrafi konumu deniz turizmine oldukça elverişlidir. Bunu değerlendirmek isteyenler için Akdeniz’de yatla gezilebilecek rotaları belirledik. Listemizde olmazsa olmaz Antalya, Fethiye, Mersin ve sürpriz olarak da Aksaray var. İlk rota Antalya’da Adrasan Koyu’na çevriliyor. Helenistik Çağ’dan izler taşıyan İki kilometre uzunluğundaki kumsalı olan bu koy, Antalya merkeze 95 km uzaklıkta bulunuyor. Bu koyun en güzel yanı deniz sporlarına elverişli olması. Sığ ve kumlu denizi, açık denizde rüzgara korunaklı olması, 25 metrelik sualtı dalış mesafesi gibi özellikleriyle birden çok etkinliğe imkan sağlıyor. Tekneler için doğal liman olurken dalış tutkunlarına da ev sahipliği yapıyor. İkinci rota da Porto Ceneviz Koyu, kara yoluyla ulaşım olmadığı için etrafında da yapay herhangi bir aydınlatma yok. Kamp yapmak için çok tercih edilmiyor, bu yüzden çevrede yiyecek ve içecek temin etmek adına bir yer bulunmuyor. Adrasan’da bulunan bu koyda, geceleri yıldızların ışığı eşlik ediyor. Açık denizde olmanın en güzel yanı bu olsa gerek. Mersin Silifke’ye 20 km uzaklıkta bir gizli cennet Barbaros Koyu! Burası daha çok günübirlik veya kamp yapmak için uğranılabilecek bir rota. Henüz turizmden fazla etkilenmediği için yakınlarda büfe, market gibi ihtiyaç karşılamak için bir yer yok. Masmavi denizi ve sakin coğrafyası görülmeye değer. Dalış turları için tercih edebileceğiniz Kurtini Koyu, Aksaray’a bağlı bir köyde bulunuyor. Denizi tertemiz ve bozulmamış doğası ile gerçek anlamda saklı kalmış bir cennet. Burası genelde kamp için tercih ediliyor. Dalış kampı veya normal kamp planı yapanlar burayı listelerine eklemeleri gerekiyor. Toros Dağları’nın arasında bir başka rota, Türkiye’nin en güzel koylarından biri şüphesiz ki Kalkan Koyu. Yunan Adaları’na yakınlığından dolayı yabancı turist çeken caretta carettaların evi, berrak ve sakin sularıyla dalış sporu için çok uygun. Liman hem gezi hem balıkçı teknelerinin uğrak mekanı. Yatçıların buluşma noktası Göcek’ten de söz etmeden olmaz. Fethiye’nin bu güzel koyu doğal sit alanı olarak koruma altında. Mavi yolculuğa çıkarken genellikte başlama rotası burasıdır. Göcek’e yakın birçok koy da yatçılar arasında popüler.
Daha fazla oku...
  Prev1…10111213Next  

2011 yılında DUFOUR YACHTS distribütörleri arasında “Dünyanın en iyi performans gösteren distribütörü ” başarı ödülününe layık görüldük.

KURUMSAL

  • Hakkımızda
  • Kiralama
  • Servis
  • 2. El
  • Blog
  • İletişim

DUFOUR YATCHS

    • DUFOUR 32
    • DUFOUR 56
    • DUFOUR 61
    • DUFOUR 360
    • DUFOUR 390
    • DUFOUR 412
    • DUFOUR 430
    • DUFOUR 470
    • DUFOUR 530

 

DROMEAS


 

FOUNTAINE PAJOT

  • YELKENLİ KATAMARANLAR
    • ISLA 40
    • ASTREA 42
    • ELBA 45
    • TANNA 47
    • NEW 51
    • SAMANA 59
    • ALEGRIA 67
  • MOTORYAT KATAMARANLAR
    • MY4.S
    • MY5
    • MY6
    • POWER 67

İLETİŞİM

İhsan Aksoy sok. Fulya Apt. 2B
10/4 Çamlık Etiler İSTANBUL
+90 212 257 02 03

info@turmarin.com