2025 Fotoğraf Yarışması Kazananları
Turkuaz lagünler, Akdeniz gün batımları ve teknede paylaşılan özel anlar…
Dufour 2025 Fotoğraf Yarışması, dünya çapındaki topluluğumuzun ruhunu yansıtan harika karelerle doluydu.
Fransız Polinezyası’ndan Akdeniz’e, İspanya kıyılarından Amerika sahillerine kadar onlarca yelkenci yarıştı.
Denizle, rüzgarla ve ışıkla kurulan o eşsiz bağı yakalayan kazananları keşfedin!
1.Ödül — @sailing_perspective (Dufour 470)
Fransız Polinezyası: Yelkenin Bir Yaşam Biçimi Olduğu Yer
Bazı yerler yelkene adanmıştır, Fransız Polinezyası da onlardan biri. Parıldayan turkuaz suları, hafif rüzgarları ve tertemiz sessizliğiyle büyüleyici bir doğa sunar.
@Sailing_perspective ekibi, Dufour 470 Perspective tekneleriyle bu büyüyü zarafet ve hassasiyetle fotoğrafladı. Kristal berraklığındaki sularda demirleyen tekne, Bora Bora’nın görkemli dağları, deniz yaşamıyla unutulmaz karşılaşmalar ve yeni adalara doğru yelken açılan sabahlar… Her kare, yelkenin ve doğayla uyumun özünü yansıtıyor.
Bu fotoğraflar, dışarıda yaşamanın keyfini, gürültü ve telaştan uzak, basit ama nadir bulunan özgürlüğü hissettiriyor.
@Sailing_perspective ekibi, 2025 Dufour Fotoğraf Yarışması’nda birinciliği kazandı.

2. Ödül — @samsailingtr (Dufour 430)
Akdeniz Güneşi, Paylaşılan Kahkahalar ve Yaz Ruhu
Akdeniz yazı, yumuşak sabahları, canlı renkleri ve çıplak ayakla geçirilen akşamlarıyla benzersiz bir enerji yayar.
@samsailingtr ekibi, bu hareketli, neşeli ve güneş dolu anları ustalıkla fotoğrafladı.
•Sakin bir koyda süzülen stand-up paddleboard
•Gün batımında güverteden atlayan bir grup
•Suyun hemen üzerindeki pruvalarda huzurlu anlar, çevresinde yemyeşil tepeler
Bu kareler, yelkenciliğin ruhunu; doğayla bağ kurmayı ve basit zevkleri paylaşmayı yansıtıyor.
Fotoğraflar öyle bir mutluluk yayıyor ki, ipleri bırakıp hemen yeni bir koya yelken açmak isteyeceksiniz.

Video Ödülü — SV Leonora II
Bu yıl özel bir video ödülünü, deneyimlerini harika şekilde paylaşan @cruising.norway.with.svleonora ekibine verdik. Yeni Dufour 44’leri “SV Leonora II” ile geçen yazı büyüleyici karelerle aktardılar.
İspanya’nın güneşli sularında geçen bir yaz:
•Gizli koylarda huzurlu demirlemeler
•Çocuklarla kristal berraklığında yüzme sevinci
•Güvertede gün batımını izlemek
•Her sabah yeni bir macera için demiri kaldırmanın keyfi
Norveçli aile, yaz öncesi satın aldıkları Dufour 44 ile özgürlük, doğayla uyum ve su üzerindeki paylaşılan anların tam anlamıyla Dufour ruhunu yansıttığı unutulmaz anlar yaşadı.
Denizle Birleşen Bir Topluluk
2025 fotoğraf yarışmasının en dikkat çekici yönü, Dufour topluluğunun paylaştığı çeşitlilik oldu.
Aileler, çiftler, tek başına yelkenciler ve maceraperestler; hepsi doğayla yakın yaşama, keşfetme ve deneyim paylaşma tutkusuyla birleşiyor.
Fotoğraflarınız, yatlarımızı denge, sadelik ve duygu odaklı tasarlamamızı neden önceliklendirdiğimizi hatırlatıyor. İster dümen başında, ister kokpitte, ister sudan çekilen kare olsun; her fotoğraf aynı felsefeyi yansıtıyor:
Yelken, sadece bir seyahat aracı değil; doğayla iç içe, açık havada yaşam biçimidir.
Katılımınız için teşekkür ederiz!
2026 yılında da Dufour yatlarıyla yeni anılar, yeni maceralar ve yeni yaşam deneyimleri için sabırsızlanıyoruz.

Denizde Rahatlamanın Sanatı
İster deneyimli bir denizci olun, ister yeni maceralar arayan bir deniz tutkunu…
Dufour 44, teknede geçirilen her anı keyifli kılmak üzere tasarlandı.
Zorlu hava koşullarında dahi güven veren yapısı ve dengeli seyir karakteri, onu yalnızca bir performans teknesi değil, aynı zamanda gerçek bir gezi yelkenlisi haline getiriyor.
“Aslında oldukça kibar bir gezi teknesi gibi hissettiriyor – ki tam olarak da öyle. Test gününde sert hava koşulları ve kısa dalgalarda gösterdiği performans beni gerçekten etkiledi.”
Sam Jefferson – Sailing Today, 11/2024

Basının FP44 Hakkındaki Ortak Görüşü
Konfor ve Yelken Performansı Arasında İncelikli Bir Denge
Selefine kıyasla daha geniş olan FP44, medya tarafından hem seyirde hem de demirde yaşamı keyifli kılan, kullanımı kolay ve zevkli bir katamaran olarak tanımlanıyor. Basın; tekne içindeki akıcı dolaşımı, aydınlık salonu, dış mekanla kurulan güçlü bağı ve daha büyük modellere yakışır ferahlık hissini özellikle vurguluyor.
Modern Seyrin Gerçek Bir Yorumu
FP44’ün tasarımı, teoriden çok gerçek hayattaki kullanıma dayanıyor. Az mürettebatla yelken açabilme, konforlu yaşam, günlük kullanım kolaylığı ve ergonomi, basın tarafından öne çıkarılan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Korunaklı kokpit alanı ve özel dinlenme bölümleri, FP44’ün modern gezginler için sunduğu güçlü avantajlar olarak sıkça anılıyor.
Performans, Denge ve Saf Yelken Keyfi
Yelken altında FP44; güvenli, dengeli ve güven veren bir karakter sergiliyor. Dümen başında ise tatmin edici ve sezgisel bir deneyim sunuyor.
Deniz testleri, Fountaine Pajot DNA’sına sadık kalındığını açıkça ortaya koyuyor: Denize elverişli gövde yapısı, kolay kontrol edilebilirlik ve verimli yelken performansı, FP44’ü segmentinde öne çıkarıyor.
Sorumlu ve İleriye Dönük Bir Yaklaşım
Birçok uluslararası yayın, FP44’te sunulan gelişmiş enerji çözümlerine özellikle dikkat çekiyor. Hibrit sistem seçenekleri ve gemi içi yenilenebilir enerji üretimi, seyir sırasında özerkliği artırırken aynı zamanda akustik konforu da üst seviyeye taşıyor.
FP44, yalnızca bugünün değil, geleceğin seyir anlayışını da temsil ediyor.
FPY 110S – Yeni Bir Dönemin Simgesi
Fountaine Pajot Yachts, FPY 110S modeliyle büyük tekne segmentinde yeni bir sayfa açıyor. Sadece yeni bir model değil; markanın vizyonunu cesurca ortaya koyan bir duruş.
35 metrelik bu olağanüstü katamaran, 600 m²’den fazla yaşam alanıyla, imza tasarımı benzersiz kişiselleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Uluslararası alanda seçici tekne sahiplerinin beklentilerine özel olarak tasarlanan FPY 110S, özgün mimarisiyle denizde benzersiz bir deneyim sunuyor.
Çift katlı ve denize açılan bir master süit, 360° manzaralı iç-dış salon ve açılabilir platformlarla yaşam alanları her anınıza uyum sağlar. Gerek özel anlar için mahremiyet, gerekse sosyal etkileşim için ferahlık – her detay sizin ritminize göre şekillenir.
Teknedeki lüks; akıcılık, incelik ve fonksiyonla kendini gösterir. Farklı yerleşim seçenekleriyle 7 kişilik mürettebat ve misafir süitleri de dahil, her şey sizin tarzınıza göre uyarlanabilir. FPY 110S, Fountaine Pajot Yachts’ın büyük tekne dünyasındaki iddiasının güçlü bir ifadesidir.
FPY 70S – Hareket Halinde İkonik Bir Deneyim
FPY 70S, denizi dinginlik ve süreklilik içinde yaşamak üzere tasarlanmış, her detayı sizin arzularınıza göre şekillendirilebilen bir modeldir.
22 metre uzunluğunda ve 226 m² yaşam alanına sahip bu model, Fountaine Pajot’nun imzasını taşıyan dengeli hatları, iç ve dış mekanlar arasındaki kesintisiz geçişi ve sessiz, akışkan seyir deneyimiyle markanın ruhunu yansıtır.
FPY 70S, lüksü abartıdan uzak, incelikli bir zarafetle sunar. Her çizgisi özenle tasarlanmış, her alanı yaşam ritminize uyum sağlamak üzere düşünülmüştür.
Fountaine Pajot Yachts – Yeni Bir İsim, Yeni Bir Yaklaşım
Fountaine Pajot Yachts markasının doğuşu, daha sade, şık, tutarlı ve ayırt edici bir isimlendirme anlayışıyla birlikte geliyor. Pazarın geleneksel olarak yelkenli ve motorlu yatlar arasında ayrım yapmasına karşın, Fountaine Pajot Yachts farklı bir yol seçiyor: odak noktası artık yaşam deneyimi.
Her model, Fountaine Pajot Yachts imzasını taşırken, yelkenli katamaranlarda bu imzaya “S” harfi (Sail) ekleniyor. Bu sade ama güçlü tercih, markanın felsefesini açıkça yansıtıyor: Önemli olan nasıl hareket ettiğiniz değil, denizde nasıl yaşadığınızdır.
Geleceğin Teknelerini Bugünden Tasarlamak
Fountaine Pajot Yachts, ikonik modelleri, imza tasarımı ve ileri düzey kişiselleştirme seçenekleriyle lüks segmentteki konumunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Her model, alanların bütünlüğünü ve sessiz, zarif bir yaşam biçimini önceliklendiriyor.
Sahiplerin ve potansiyel müşterilerin her geçen gün daha yüksek beklentiler içinde olduğu günümüz pazarında, Fountaine Pajot Yachts sürdürülebilirlik, tasarım hassasiyeti ve ölçülü zarafet anlayışıyla karşılık veriyor. Bu vizyon, yalnızca yat üretmek değil; denizde yaşamı yeniden tanımlamak demek.

Bu açık konfigürasyon, doğayla olan bağı güçlendiriyor ve sürükleyici bir yelken deneyimi sunuyor. Tamamen açık kokpit gerçek bir yaşam alanına dönüşüyor. 360° görüş açısı hem uzun seyirlerde hem de liman manevralarında büyük avantaj sağlıyor. Bu model, özellikle yüksek performans, modern estetik ve denize daha yakın bir yelken deneyimi arayan denizciler için cazip olacak.
Bu yıl yelkenli standında, New 41 ve New 44 modellerimizin dünya prömiyerlerine tanıklık edebilir; Tanna 47, Aura 51, Samana 59 ve amiral gemimiz Thíra 80 gibi etkileyici teknelerimizi yakından keşfedebilirsiniz.
Motor yat standımızda ise ihtişamlı Power 80 modelimizin dünya lansmanına katılabilirsiniz.
Bu benzersiz deneyimi kaçırmayın!
Yeni 15 metrelik Dufour 48 modeli, Dufour yatlarının yeni neslini müjdeliyor. Akıcı hatlara sahip gövdesi, modüler kokpiti, sadeleştirilmiş kullanımı ve geniş, akıllıca tasarlanmış iç yaşam alanıyla dikkat çekiyor. Ferah kamaraları ve ergonomik dümen istasyonu sayesinde hem performans hem de sosyallik odaklı bir yelkenli olarak öne çıkıyor.
Gösterinin yıldızı olan Dufour 54, 16 metrenin üzerindeki boyu ve 5,25 metrelik genişliğiyle en büyük teknelerle yarışıyor. XXL boyutlarda kokpiti, iki ya da üç banyosu ve altıya kadar çıkabilen kamarasıyla gerçek bir yüzen saray niteliğinde...
Farklı konfigürasyonlarla sunulan Dufour 54’ün en dikkat çeken versiyonlarından biri, önde merkezi yataklı ana süit ve iki banyolu düzeniyle öne çıkıyor. 110 hp’ye kadar motor seçeneği ve 450 litrelik yakıt tankı ile uzun yolculuklara da tam anlamıyla hazır.
Resmi teknik detaylar daha sade tutulsa da, Dufour 41 ve Dufour 44 modelleri, küçük ama büyük başarı yakalayan Dufour 37’nin izinden gidiyor: modern tasarım, yalın hatlara sahip gövde, cömert kokpit alanı ve modüler iç mekanlar.
Yeni tanıtılan Dufour 41, büyük yatlara yakın boyuttaki kokpiti ve dış mekana tam açıklığıyla öne çıkıyor. Geçtiğimiz yılın en çok satan modeli olan Dufour 44 ise bu felsefeyi sürdürüyor: konforlu yaşam alanları, geniş yüzme platformları ve her beklentiyi karşılayacak kapsamlı yelken planı.
10 metrenin altında uzunluğa sahip olmasına rağmen Dufour 37, Felci tasarımı sayesinde ferah bir iç mekan ve etkileyici performans sunuyor. Zarif hatları ve plancha ızgaralı geniş kokpitiyle yelken keyfini ve sosyal yaşamı bir araya getiriyor.
Yelken altında, gövde yapısı sayesinde dengeli bir seyir ve etkileyici bir hız sağlıyor. Performance ve Ocean versiyonları sayesinde ana yelken ve flok gibi seçeneklerle tarzınıza uygun bir seyir konfigürasyonu mümkün.
İç mekanda ise alan kullanımı oldukça etkileyici: geniş arka kabin, akıllıca yerleştirilmiş L tipi mutfak ve tercihe göre iki kabinli klasik düzen ya da üç kabinli misafir dostu versiyon. Dufour 37, tek başına ya da aileyle kıyı ve açık deniz seyirleri için tüm beklentileri karşılıyor.
Yeni Duyurular Çok Yakında…
Dufour’un iki olağanüstü modelinin dünya prömiyerine ek olarak, Cannes Yachting Festival, Dufour tutkusunu paylaşmak ve bir araya gelmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.
Konforlu, yüksek performanslı ve her yelken tarzına uyum sağlayan bir yelkenli arayışında olan deniz tutkunları için kaçırılmaması gereken bir etkinlik!
#MyBoatAndI2025: Deneyimlerini Paylaşma Çağrısı!
Fountaine Pajot katamaranında yaşamın ne anlama geldiğini yansıtan #MyBoatAndI2025 yarışması başladı! Okyanus geçişleri planlamak, kristal berraklığındaki koylarda yüzmek, iki kişi ya da on kişi için yemek pişirmek, gün batımında dostlarla bir kadeh paylaşmak… Bu yarışma, gerçek deniz yaşamını ve Fountaine Pajot ruhunu kutluyor.
Nasıl Katılırım?
Fountaine Pajot katamaranına sahip misiniz veya tatiliniz için kiraladınız mı? En iyi anılarınızı Instagram'da paylaşarak yarışmaya katılabilirsiniz:
- 11 Temmuz – 30 Eylül 2025 tarihleri arasında içeriğinizi oluşturun.
- Instagram’da #MyBoatAndI2025 ve #FountainePajot etiketlerini kullanın, @fountainepajot hesabını etiketlemeyi unutmayın.
- Bu yıl oylama gücü topluluğun elinde! Beğeniler ve tepkiler oy olarak sayılacak.
Oylama Süreci
Her 15 günde bir, ekip seçilen içerikleri Fountaine Pajot’un sosyal medya kanallarında paylaşacak.
Facebook gönderileri, Instagram hikâyeleri ve yayın kanalındaki beğeniler oy olarak değerlendirilecek.
Final: 30 Eylül 2025’te, yaz boyunca öne çıkan içeriklerden 6 kazanan seçilecek. Kategori yok — sadece deneyim odaklı içerik aranıyor.
Ekip arkadaşlarını, dostlarını, takipçilerini harekete geçir — her oy önemli!
Eylül 2024’ten bu yana Paul Ferguson, “Demi-sec” adlı Dufour 44 yelkenlisinin gururlu sahibi. Kanal Adaları’nda yaşayan bir mühendis olan Paul, denizde hız ve özgürlük hissine aşık bir denizci. Şu anda yeni teknesine iyice alışmaya çalışıyor ve çok yakında daha uzun seyirlere çıkmayı planlıyor.
Motorlu teknelerle geçmiş deneyimlerine rağmen, onun kalbi hep yelkenden yana: “Denizde hız hissini, dalgaların arasından süzülme duygusunu seviyorum.” Sekiz yıldır tek gövdeli yelkenlilerle seyir yapan Paul, yaş aldıkça daha konforlu teknelere geçmek istediğini söylüyor: “Daha uzun ve keyifli seyahatlere zaman ayırmak istedim ama aynı zamanda hız duygusunu da kaybetmeden. Yelkenliyle seyir, kalabalıktan sıyrılmanın da bir yolu — dünyaya farklı bir açıdan bakmak. Bu hissi seviyorum.”
Yachtmaster yeterliliğini aldıktan sonra önce 35 feet, ardından 41 feet bir yelkenli sahibi oldu. Ancak yaptığı detaylı araştırmalar sonucu Dufour 44’ü seçmeye karar verdi: “Daha fazla ekipman depolayabileceğim, daha uzağa gidebileceğim daha büyük bir tekne istiyordum. Dufour 44 tam da bu hayalime uygundu,” diyor. Ve ekliyor: “Tekrar seçim yapacak olsam, yine aynı tekneyi seçerdim — hiç tereddüt etmeden.”
Paul’un “Demi-sec” ile hedefi, denizde gerçek yelken hissini yakalamaktı. Yelkenlerdeki rüzgârın gücünü, dalgalarla mücadele eden teknesinin verdiği kuvveti hissetmek istiyordu. “Dufour 44’ümde yaşadığım hisler tamamen gerçek,” diyor, farklı hava ve deniz koşullarında geçirdiği birkaç ayın ardından.
“Zamanımın %90’ında yalnız seyir yapıyorum,” diyor Paul ve ekliyor: “Bu yüzden tek başıma kolayca idare edebileceğim bir tekneye ihtiyacım vardı. Dufour 44 bu konuda tam isabet.” Sahip olduğu “Ocean” versiyon Dufour 44’te, 6 adet elektrikli ıskota vinci ve sarma ana yelken sistemi bulunuyor. Bu da yalnız başına manevra yaparken büyük kolaylık sağlıyor.
Paul için konfor da önemli bir öncelikti; zira teknede uzun zaman geçirmeyi planlıyor. “Dufour 44’ün sunduğu depolama kapasitesinin yanında iç tasarımına da bayılıyorum. Üç gerçek kabinim var. Özellikle master kabindeki iki banyolu çözüm hoşuma gidiyor. Duş kabini neredeyse evdeki kadar büyük. Bu tekne adeta yüzen bir otel,” diyor. “Demi-sec”, Dufour 44’ün düz mutfak (lateral galley) versiyonuna sahip. “Akşamları televizyon izlemeyi seviyorum, bu yerleşim bunun için en uygunu,” diye ekliyor.
Paul için tekne değiştirmenin iki temel nedeni vardı: daha uzun mesafeli seyirler yapmak ve teknede yaşadığı depolama sorunlarına çözüm bulmak. “Kabinlerimden biri tamamen ekipmanla, yelkenlerle, bisikletlerle ve deniz oyuncaklarıyla doluydu.”
Dufour 44 onun için adeta bir dönüm noktası oldu: “İlk kez Dufour 44’ü gördüğümde, ön taraftaki yelken dolabı beni anında etkiledi. Bu boyutta böyle bir dolap sunan başka bir yelkenli yoktu. Kokpit kısmında da bolca saklama alanı var. Teknem teslim edildiğinde eşyalarımı nereye koyacağımı merak ediyordum ama hepsi yerleşti, hâlâ boş alanım var. Bu gerçekten etkileyici!”
Paul şimdiden pek çok anı biriktirdi bile. Ama daha fazlası yolda; ufkunda yeni rotalar ve keşifler var.
Paul Ferguson’ın “Demi-sec” ile ilk anıları, Dufour tersanesinde, La Rochelle’de başladı. “Dufour 44 teknemin yapım sürecini yerinde görme şansım oldu. Bir mühendis olarak bu, benim için inanılmaz bir deneyimdi. Üretimin nasıl ilerlediğini gözlemledim, herkes bana süreçleri tek tek anlattı ve teknelerin ne kadar titizlikle üretildiğini görmek gerçekten etkileyiciydi.”
Teknesi önce karayoluyla Southampton’daki bayisine teslim edildi; burada direk montajı ve ek donanımlar yapıldı. Ardından Paul, teknesini kendi başına Kanal Adaları’na götürdü. “Güneşli ve harika bir gündü. O an, yelkenliyle gerçek özgürlüğü yaşadığımı fark ettim; istediğim yere gidebileceğimi… Ayrıca tekneyi yeni kullanmaya başlamıştım ve hiçbir sorun yaşamamış olmak beni çok mutlu etti.”
Paul’ün “Demi-sec” ile ilgili büyük planları var. “Şimdilik Atlantik kıyısı boyunca güneye inmek ve Akdeniz’e ulaşmak istiyorum. Daha önce kite surf yaptığım ve çok sevdiğim Portekiz kıyılarında biraz vakit geçirmeyi planlıyorum. Sonrasında ise Akdeniz’in keyfini çıkarıp ya Tenerife’ye gitmek ya da Azorlar’a kadar açılmak istiyorum.” diyor.
